Bu robot köpek 3 tonluk uçağı tek başına çekiyor

Mühendisler, özel olarak kalibre ettikleri robotları yürüme, koşma, yük çekme ya da depolama gibi birçok farklı alanlar için iyi hale getirmeye devam ediyor.

Istituto Italiano di Tecnologia araştırmacılarının geliştirdiği HyQReal isimli robot ise yük çekme yeteneğiyle ön plana çıkıyor. HyQReal, toplamda 3 tonluk Piaggio P180 Avanti yolcu uçağını İtalya’nın Genova Havalimanı’nda yaklaşık 33 metre mesafede başarıyla çekmeyi başardı.

Yangın söndürme, doğal afet ve benzeri durumlarda insanlara yardımcı olacak

Boston Dynamics robotlarından aşina olduğumuz şekilde dört ayaklı bir tasarıma sahip 4 metre uzunluğundaki robotun önümüzdeki dönemlerde birçok farklı alanda kullanılması bekleniyor. Bunlar arasında yangın kurtarma ve acil durum müdahaleleri ilk sırada yer alıyor. Yani özellikle insanların müdahale edemeyeceği kritik durumlarda bu robotlarla bazı görevlerin yerine getirilmesi söz konusu.

IIT’de Proje Lideri Claudio Semini, robotla ilgili şu açıklamayı yapıyor:

Uçağın çekilmesi robotun gücünü, enerjinin durumunu göstermemizi ve kullanıma uygun bir tasarıma geçilebileceğini ortaya çıkardı. Daha önce hiç yapılmamış bir şeyi denedik ve başardık.

Araştırmacılar bu robot geliştirilir doğadan ilhan alındığından bahsediyor. Bu sebeple her türlü arazi koşuluna uyum sağlayabiliyor; araziye çıkabiliyor ve keçi gibi tırmanabiliyor. Bu verileri tasarıma dahil etmenin robotun geleceği için çok büyük anlam ifade ettiği de ortada.

Snapchat çalışanları kullanıcıların gizli bilgilerine hızlıca erişebiliyor

Facebook, Instagram ya da WhatsApp’ta kişisel verilerin ortalığa saçılmasıyla çok fazla karşılaşıyoruz. Güvensiz şekilde ‘salt metin’ olarak tutulan şifre ve gizli iletişim bilgileri bunun en yeni örnekleri. Yani aslında bu şirketler kullanıcıların gizliliğini pek de önemsemiyor.

Snapchat için de benzer durum söz konusu. Çünkü söz konusu kullanıcı bilgilerinin gizliliği olduğunda şirketler nedense göstermesi gereken hassasiyetten uzaklaşıyor. Son haberlere göre Snapchat çalışanları kullanıcıların birçok farklı detayına gizlice erişim sağlamış. 

Verilere erişilen toplam kaç tane kullanıcı olduğu ise şimdilik bilinmiyor. Üstelik Snapchat’in konuyla alakalı bir açıklaması da yok. 

Konum, e-posta adresi, telefon numarası ve kaydedilen tweet’lere eriştiler

Kullanıcıların bilgilerine erişme işlemi SnapLion isimli bir araç sayesinde gerçekleştirilmiş. Ancak şu anda çalışanların kaç kullanıcıya ait verilere sızdığı ve neleri ele geçirdiği tam anlamıyla bilinmiyor.

Haberi yayınlayan Motherboard, SnapLion’un doğruluğunu ölçmek için eski çalışanlara çeşitli sorular sormuş. Ancak çalışanların bazıları şu anda şirkette bu aracın nasıl kullanıldığıyla alakalı bilgileri olmadığını söylemiş.

Elde edilen kullanıcı verileri arasında konum bilgisinden e-posta adreslerine, telefon numaralarına ve hatta kaydedilen Snap’lere kadar birçok farklı bilgi yer alıyor. Bu da aslında durumun çok ciddi olduğunu gösteriyor. Normal şartlarda bu çalışanların işten çıkarılması gerekiyor. Henüz Snapchat’ten gelen bir açıklama ise yok.

Daha önce Facebook, Twitter ya da Instagram’da da benzer durumlar yaşanmış; çalışanların gizli kullanıcı bilgilerine hızlıca eriştiği ortaya çıkmıştı. Ama şirketlerin hemen her kademesinde çalışan kişilerin gizli kullanıcı verilerine bu kadar basit ulaşıyor olması büyük bir skandal. 

Samsung deepfake yapay zekâsı tek bir fotoğraftan video oluşturuyor

Yapay zekâ teknolojileri, sağlık sektöründen sesli asistanlara kadar yüzlerce farklı sektör tarafından aktif olarak kullanılıyor. Evet; bu teknoloji insanlığın yararına kullanıldığında herhangi bir sorun yok. Ancak sonuçlar bazen ürkütücü boyuta ulaşabiliyor. 

Facebook’un profil fotoğrafınızı çalarak bir video oluşturduğunu düşünün. Neyse ki kötü adamlar henüz bu teknolojiye sahip değiller. Fakat Samsung bunun nasıl gerçekleştirileceğini buldu. Güney Koreli şirket, son olarak tek bir fotoğrafla video klip yapmayı sağlayan bir yapay zekâ geliştirdi.

Deepfake olarak da geçen bu kavram, insanların tek bir fotoğrafından yola çıkarak video oluşturulmasını sağlıyor. Yani az önceki örnekte olduğu gibi internet bir fotoğrafınız bulunduktan sonra istenildiği gibi oynanıp video haline getirilebiliyor. 

Mona Lisa’nın tek bir fotoğrafını analiz eden Samsung’un deepfake yapay zekâsı ortaya korkutucu boyutta – gerçek gibi görünen – bir video çıkarıyor.

Bu teknoloji elbette klasik bir portre oluşturmak ya da eğlenceli bir video üretmek için kullanılabilir. Ancak yukarıda yeni teknolojiyi göstermek için canlandırılan üç farklı video yer alıyor. Mona Lisa’nın yalnızca tek bir hareketsiz görüntüsünden elde edilen bu video, Rusya’daki bir Samsung yapay zekâ laboratuvarında oluşturuldu.

Bu tür teknikler üzerinde uzmanlaşmış bir Dartmouth araştırmacısı olan Hany Farid’e göre bu tip yapay zekâ teknolojilerinin dezavantajı yanlış bilgilendirme, seçimleri değiştirme ve sahtekarlık riskleri oluşturuyor.

Deepfake videoları genellikle birinin sahte videosunu üretmek için çok fazla görüntü gerektiriyor. Ancak Samsung tarafından geliştirilen yapay zekâ sistemitek bir resimden yola çıkarak sahte bir video klip oluşturabiliyor.

Farid kısaca geçen seneye oranla bu ve ilgili tekniklerin çok daha az veri gerektirdiğinden bahsediyor. Yani aslında çok daha az veriyle sofistike ve çekici içerik üretilebiliyor. Samsung’un süreci görsel aksaklıklar yaratsa da bu sonuç gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar multimedya içeriğin oluşmasına yol açıyor.

Samsung’un sistemi, Alexandar Graham Bell’in de dediği gibi “her şeyden önce, hazırlık başarının anahtarıdır” cümlesinden ilham alan bir yapı üzerine kurgulanmış. Sistem, insan yüzlerinin nasıl hareket ettiğini öğrenmek için birçok videoyu izliyor. Daha sonrasında uzun bir meta-öğrenme aşaması başlıyor. Ardından makul derecede gerçekçi, hareketli bir video üretmek için öğrenilen her şey fotoğrafa uygulanıyor. Yani aslına bakılırsa çok gerçekçi sonuçlar için yeterince fazla veri olması yetiyor.