Android telefonlardaki çentik yazılımsal olarak nasıl kaldırılır?

Çentik ekranlı telefonlar birkaç senede standart halini aldı. Fakat yeni bir telefon alıp çentiği sevmeyenlerin sayısı da çok fazla. İşte bu kişilerin büyük bölümü aslında zamana bırakıp çentiğe alışma sürecine geçiyor. Ancak bazı kullanıcılar ise çentiği ortadan kaldırmak için ek uygulamalara yöneliyor.

Öncelikle Ayarlar’dan Ekran kısmına erişmek gerekiyor.
Daha sonra ‘Çentiği Gizle’ bölümünden kapatılabiliyor.

Çentik ekran nasıl kaldırılır?

Ekranlardaki çentiği ortadan kaldırıp üst bölümü çerçeve haline getiren çok fazla uygulama seçeneği var. Ama aslında çentik doğrudan Android içinden ufak bir ayarlamayla da gizlenebiliyor.

Bunun için öncelikle Ayarlar / Ekran / Çentik kısmına erişmek gerekiyor. Ardından karşınıza Varsayılan ya da Çentiği Gizle olarak iki seçenek çıkıyor. Standart seçenek aslında varsayılan olarak çentiğin gelmesini sağlıyor. Ancak çentiği gizleyip eskisi gibi geniş ve kalın bir çerçeveyle yoluna devam etmek isteyenlerin ‘Çentiği Gizle’ tercihini yapması gerekiyor. Böylece çentik ekran pratik bir şekilde tamamen devre dışı bırakılabiliyor.

Not: Rehber, Honor 8C ile hazırlanmıştır. 

Facebook, Twitter ve Google geçmişi nasıl silinir?

Sosyal ağlarda ‘harcanan’ zaman sürekli artıyor. İnsanlar artık Facebook, Twitter ya da Instagram kullanımını kontrol etmek için üçüncü bir uygulamaya İhtiyaç duyuyor. Bu da ayrı bir bağımlılık oluşturuyor. Evet; kime sorarsanız sorun sosyal ağları en verimli şekilde kullanıyor. Ama durum aslında pek de öyle değil. Bazı kullanıcılar geçmişteki paylaşımlarını temizlemek için bile saatlerini harcıyor. Ama bunun için basit bir uygulama var, ismi Jumbo. 

İşinize yarayabilir: Tek tuşla internetteki varlığınızı sonlandırabilirsiniz

Jumbo sayesinde Facebook, Twitter, Google ve Amazon Alexa geçmişini temizleyebilir ve bu platformları optimize edebilirsiniz.

Sosyal ağları sizin için ayarlıyor

Jumbo şu anda Facebook, Twitter, Google ve Amazon Alexa
ayarlarını yöneterek geçmiş verileri kolay ve hızlı şekilde
silmenizi sağlıyor. Örneğin geçmişe dair attığınız
tüm tweet’leri silerek yeni bir sayfa açmak istiyorsanız
Jumbo sizin için bu işlemi pratik şekilde yapabiliyor.
Üstelik tek seferde 3200 tweet silerek… Benzer durum
az önce bahsettiğimiz diğer sosyal ağlar için de geçerli.

Jumbo buna ek olarak Facebook ayarlarınızı da analiz ediyor.
Sonrasında ise reklamları, paylaşımları, doğum günü ya da
diğer kişisel bilgileri inceleyebiliyor. Peki bu analizden sonra
ne oluyor? Analiz edildikten sonra Zayıf, Orta ve Güçlü olarak
üç farklı kategori oluşturuluyor. Mesajların kimler tarafından
görülebileceği ya da insanların size nasıl ulaşabileceği gibi
durumları böylece özel olarak Jumbo belirlemiş oluyor.

Yapay zekâ alışveriş alışkanlıklarımızı nasıl değiştirecek?

Yapay zekâ ya da diğer adıyla Artificial Intelligence fotoğrafçılıktan oyunlara ve hatta eğitim sektörüne kadar hemen her şeyi etkiliyor. Tabii günlük yaşamımızı da. Haliyle bu da alışveriş yapma biçimimizi değiştiriyor.

Bu teknoloji üretim ve hizmet alanlarına kadar birçok endüstriyi etkileme potansiyeline sahip. Üstelik beklentiler de her geçen gün artıyor. Waterloo Üniversitesi, karmaşık araştırmalara adanmış bir AI enstitüsü açan kurumlardan sadece biri.

Ne kadar çok satın alırsanız, yapay zekâ da o kadar çok şey öğrenir.

Yapay zekâ Google’da ya da diğer çevrimiçi perakendecilerde hangi öğeleri aradığınızı veya sosyal medyada hangi işletme sayfalarını baktığınızı anlık olarak takip ediyor. Yani 7 / 24 durmaksızın öğreniyor.

Bu bilgiler daha sonra kişiselleştirilmiş öneriler sunmak ve tercihleri tahmin etmek için kullanılıyor. Yani su ya da süt tükenmek üzereyken buzdolabınızı tekrardan bu ürünlerle doldurmak isteyeceğiniz tahmin ediliyor.

Yani diğer bir değişle alışverişlerle birlikte pazarlama da yapay zekânın eline geçiyor. İhtiyacımız olmayan reklamları izleme kısmını da ortadan kaldırıyor.

Yapay zekâ çok geniş bir kavram. Günümüzde en basit matematiksel işlemlerden en karmaşık ve gerçekten çözülmesi zor problemlere kadar birçok farklı noktada yapay zekâya başvuruluyor.

Yapay zekâ aslında her yerde

Pek çok şirket halihazırda yapay zekâyı aktif olarak kullanıyor. Mesela Stitch Fix Inc, müşterilere abonelik kutuları sipariş ederek özel hissetmelerini sağlıyor. Üstelik müşterilerin hangi tür kıyafetler giydiğini, bedenlerinin ne olduğunu ve hangi tarz ürünleri tercih ettiğini yapay zekâ kullanarak öğreniyor. Kısaca bu sistemde müşterilerden giysilere puan vermeleri istenir ve ardından bu bilgiler analiz edilerek veriye dönüşür.

Ne kadar çok satın alırsanız, yapay zekâ da o kadar çok şey öğrenir. Adidas, geçtiğimiz günlerde ‘Bakışını Tamamla’ özelliğine yardımcı olması için Findmine ile ortaklık kurdu. Bu ortaklık, bölümü yönetmek için gereken çalışan sayısını azaltmanın yanı sıra, şirketin müşteriler için işlem süresinin de %95 oranında azalmasını sağlıyor.

Sohbet botları, yapay zekânın müşterilere akıllıca yardımcı olabileceği ve soruların cevaplarını analiz ederek ürün önerebileceği başka bir yol olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de karşılığı ÇiçekSepeti olarak bahsedebileceğimiz 1-800-Flowers bu bahsettiğimiz sistemi aktif olarak kullanıyor.

IBM’in Watson ve daha kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunmak için zaman içinde müşterileri alışkanlıklarını öğrenme gibi bir durumu da var. Ayrıca daha çok outdoor ürünleriyle bilinen The North Face aynı zamanda hangi etkinliklere katılacağınızı düşünerek nerede-ne giyeceğinizi sizin için düşünüyor.

Yapay zekâ, sadece çevrimiçi alışverişi değil fiziksel mağazaları da değiştiriyor. Kaç kişinin ziyaret ettiğini, nerede yürüdüğünü, hangi bölgelerin daha fazla ziyaret edildiğinizi ve kaç kişinin bir satın almayla mağazadan ayrıldığı gibi bilgileri veriyor. Hatta hangi ürünün ne kadar sıklıkla satın alındığının analizi de bu sayede yapılabiliyor.

Müşteriler tüm bu elde edilen veriler sayesinde istedikleri ürünlşerin bulunduğu alanlara yönlendirilebiliyor. Bu yönlendirme sırasında ses ve küçük dijital tabelalar sıklıkla kullanılıyor. Ayrıca yardımcı robotlar da aktif olarak tercih ediliyor.

SoftBank tarafından Japonya’da geliştirilen robotlar, Calgary’deki çeşitli ATB finans kurumlarında çalışarak müşterilere ürün ve hizmetler hakkında bilgi veriyor.

Satın alma kararlarının otomatikleşmesiyle birlikte yapay zekâ daha fazla devreye giriyor.

Kişisel müşteri algoritmaları

İşletmeler, yapay zekâ yazılımlarını kullanarak satın alma geçmişlerini, mağazaya ne sıklıkla döndüklerini, ne zaman geri dönüş yaptıklarını ve neden iade ettikleriyle ilgili ilgili detaylı bilgi toplayabiliyor.

Ayrıca bu veriler toplandıktan ve analiz edildikten sonra gelecekteki davranışları tahmin etmek de kolaylaşıyor. Yani özel öneriler sunmak, satışları artırmak ve bireysel müşterilere daha stratejik bir şekilde ulaşmak söz konusu oluyor.

Yapay zekâ tarafından sağlanan kişiselleştirme düzey, müşterileri yalnızca daha fazla satın almaya teşvik etmekle kalmaz. Aynı zamanda satın alma düşüncesi olmayan ya da herhangi bir ürüne ihtiyaç duymayan kişileri de fark ettirmeden satın almaya yöneltir.

Veriler toplandıktan ve analiz edildikten sonra amaç gelecekteki davranışları tahmin etmek, özel önerilerde bulunmak, satışları artırmak ve bireysel müşterilere daha stratejik bir şekilde ulaşmaktır.

Müşteriler, çok fazla veri toplayan ve anonim olsa bile kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmak için yapay zekâ kullanan şirketlere karşı dikkatli olabilirler.

Ancak, sık satın aldığınız ve aradığınız ürünler için özel teklifler almanın ya da bildirim almanın hiçbir sakıncası yoktur.

Yapay zekânın öngörücü niteliği, bazen işletmelerin bizden önce ne istediğimizi veya ihtiyaç duyduğumuz şeyler çok iyi bilmeleri anlamına gelir. Böylece bu alışveriş yolculuğunda nerede olduğunuzu tam olarak belirleyebilirler.

Kaynak: Futurithmic.com