Yurt dışı internet alışverişinde vergi dönemi başlıyor

Maliye Bakanı Naci Ağbal, kısa süre önce yaptığı açıklamayla yurt dışı internet alışverişlerine ek bir vergilendirme getirileceğini altını çizdi. Amaç kısaca Türkiye’de mükellef olmayan e-ticaret sitelerinden vergi almak. Ülkemizde bilhassa son yıllarda artan yurt dışı internet alışverişleri düşünüldüğünde doğal olarak bu kararın kullanıcıya yansıması oldukça merak ediliyor. Peki ama bu yeni sistem tam olarak ne anlama geliyor?

Yapılan bu düzenleme elektronik alışveriş yapanlar için ekstra bir külfet getirmiyor olsa da bilhassa Çinli e-ticaret şirketlerinin Türkiye’ye ürün gönderiminde fiyatları yükseltebileceği öngörülüyor.

Alınan bu karar hayata geçtiğinde Türkiye’de mükellef olmayan şirketlerden (elbette internet alışverişi özelinde) stopaj kesilmeye başlanacak. Bu kesinti de para transferine göre farklılık gösterebilecek. Yani artık atılan bu adımla birlikte internet alışverişlerindeki denetim daha da sıklaştırılacak.

Evet; buraya kadar her şey normal. Yani internet alışverişi yapan kişiler açısından herhangi bir sıkıntı yok. Çünkü kullanıcılar için ek bir ödeme ya da külfet yok. Ancak bu noktada özellikle Çinli e-ticaret sitelerinin Türkiye’ye ürün gönderiminde (spotaj kesintisi kaynaklı) fiyatları yükseltmesi söz konusu olabilir. E-ticaret şirketleri artık stopaj ödeyeceklerinden dolayı fiyatları şişirmek isteyebilirler, ki böyle de olacak gibi görünüyor. Hatta ikinci bir ihtimalle ürün gönderiminin sınırlandırılması da söz konusu olabilir. Bu süreci, Maliye Bakanlığı özel olarak 100 – 200 kişilik ekiple yürüterek, bankalarla eşzamanlı çalışmalar gerçekleştirilecek.

Andy Rubin’in keyfi yerinde: Şirket şimdiden 300 milyon dolar yatırım aldı

Android ekosistemi her geçen gün daha geniş bir kitleyi etkisi altına almayı başarıyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz haftalarda detayları ortaya çıkan Android Oreo’nun da sorumluluğu büyük. Android; daha doğrusu Google, mobil işletim sistemindeki bu gelişim sürecini kilit bir isme borçlu: Andy Rubin. 

Son aylarda birçok kişinin duyduğu olduğu bu isim, Android’in ortaya çıkması ve bu aşamaya gelmesinde büyük rol oynuyor. Zira Google’da 10 yıl boyunca görev alan Rubin, şirkete kazandırdıklarıyla takdir görmeye devam ediyor. Hatta öyle ki; Google’dan ayrılalı üç yıl olmasına rağmen hâlâ şirketteki kariyeriyle gündeme geliyor. Son dönemlerde bu ismin çok fazla duyulmasının ardındaki sebep ise Essential Phone. 

5.71 inç ekran, Snapdragon 835 yonga seti, Adreno 540 grafik işlem birimi, 128 GB depolama alanı ve 4 GB RAM Essential Phone’un bazı teknik detayları arasında.

2014 yılında Google ile bağlantısını keserek Essential isimli yeni bir oluşun içine giren Andy Rubin, birkaç hafta önce şirketin ismini taşıyan ilk akıllı telefonunu duyurdu. Aylardır merakla beklenen bu model, bilhassa %90’a yaklaşan (tam olarak %84.9) ekran – gövde oranıyla akıllı telefonlar için son yılların trendi olan “ince çerçeve” tabirini yeniden tanımladı. Peki herhangi bir akıllı telefonun rakiplerinin önüne geçmesi için “çerçevesiz” bir ekranla gelmesi yeterli mi, tabii ki hayır! Zira Essential Phone teknik özellikleriyle de birçok kişi ve şirketi heyecanlandırmayı başardı.

En önemli tasarım detaylarından biri ise titanyum çerçeve.

Essential Phone şimdilik satışta olmasa da (ilk etapta zaten yalnızca ABD için düşünülüyor) şirket ilk akıllı telefonuyla büyük bir iş başarmışa benziyor. Zira 2014 yılında yatırımcılara yönelik kurulan Equidate raporlarına göre Essential 300 milyon dolarlık bir yatırımı cebe atmış durumda. Böylece şirketin toplam değeri 993 milyon dolar seviyesine çıktı bile… Essential için en önemli detaylardan birisi ise yatırımcılar arasında Apple’ın en büyük tedarikçisi Foxconn’un da yer alması. Yani Essential yatırımcılara ve Android ekosistemini destekleyenlere kuru bir umuttan daha fazlasını vadediyor.

Japonya 2025 yılında sürücüsüz gemileri hayata geçiriyor

Otomobil, kamyon ve hatta trenlerde artık sürücüsüz dönemin kapıları sonuna kadar aralanmış durumda. Bugün birçok farklı şirket sürücüsüz otomobiller için uzun vadeli yatırımlar yapıp özel teknolojiler geliştiriyor. Ancak Japonlar her zaman olduğu gibi bu sisteme daha da farklı bir şekilde entegre olma amacında. Hatta bu kapsamda “sürücüsüz” kavramını bir adım daha öteye taşımaya hazırlanıyorlar. Nasıl mı? Sürücüsüz gemilerle…

Deniz yolu taşımacılığında çığır açması beklenen bu yeni teknolojiyle artık kaptana ihtiyaç tamamen ortadan kalkacak. Sürücüsüz gemilerin bilhassa kargo taşımacılığında tercih edilmesi bekleniyor. Bunun sebebi de daha uzun süren yolculukları bir şekilde otomatiğe bağlamak. Projeyle kapsamında Japonya’da 2025 yılında toplamda 250 geminin hayata geçirilmesi bekleniyor. Üstelik en büyük nakliye şirketleri Mitsui OSK Lines ve Nippon Yusen de sürücüsüz gemilere tam destek veriyor.

Sürücüsüz gemilerde ilk etapta belirli operasyonları izlemek amacıyla küçük bir mürettebatla birlikte yolculuk yapılacak. Ancak akabinde sayı azaltılarak sıfıra çekilecek ve böylece limandan yükleme yapıldığında sürücüsüz gemiler kendiliğinden yola çıkarak teslimat noktasına ulaşabilecek.

Şu anda olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da “sürücüsüz” kelimesiyle çok sık karşılaşacağımız aşikar.

İlginizi çekebilir: Otomobilinizin kontrolünü beyin gücünüze bırakabilir misiniz?