Apple emojilerini aslında bir stajyerin tasarladığını biliyor muydunuz?

Günümüzde albüm kapaklarından oyuncaklara, farklı formlarda oluşturulan hediyelerden tekstil ürünlerine kadar kadar birçok farklı alanda kullanılan emojiler, aslında tam olarak bir başarı hikâyesiyle ortaya çıkıyor. Bundan tam 10 yıl önce Rhade Island Üniversitesi’nde okuyan ve staj için Apple’ın yolunu tutan Angela Guzman, emojilerin gerçek hayata dönüşümünde büyük rol oynuyor. 

Apple, 2008 yılında emojileri geliştirmesi için yalnızca bir kişiyi istihdam ediyor, o da Raymond. Fakat staj yapmak için şirketin kadrosuna dahil olan Angela Guzman bu konuda bütün oyunu bozuyor. Zira şu an gelinen noktada emojiler dijital çağın en önemli iletişim araçlarından biri halini alıyor.

Apple’ın “emoji” öyküsü

Apple’ın iPhone’larla birlikte ortaya çıkardığı emojilerden bazıları. Sayıları kısa sürede yüzlere erişiyor.

Angela Guzman’ın ilk emojisi sizce ne olabilir?

Angela Guzman, Apple’ın ilk 500 emojisini ortaya çıkaran kişilerden biri. Zaten bu alanda Apple’da o dönem yalnızca iki kişi çalışıyor.

Grafik-Tasarım stajı için Apple’da görev almaya başlar başlamaz dünyanın en yetenekli emoji tasarımcılarından Raymond ile birlikte çalışmaya başlayan (malum, bu alanda kadroda iki kişi var) Angela Guzman, hiç bilmediği bir tasarım alanında ortaya iyi şeyler çıkarabilmek için çareyi ilk etapta “emoji” kelimesinin kökenini öğrenmekte buluyor. Yaptığı araştırmalarda Japonca’da resmin (e), harfin ise (moji) kelimeleriyle ifade edildiği bilgisine erişen Guzman, vakit kaybetmeden ilk emojisini tasarlamaya başlıyor. İlk emoji ne olur dersiniz? Bir nişan yüzüğü. Elbette bunu tasarlamak kolay olmuyor. Zira yüzüğün metal kısmının oluşturulması bile bir gün(!) sürüyor.

Yalnızca “birkaç piksele” gizlenen ince ayrıntılar(!)

Emojiler, şu anda gerçek hislerin tercümanı olmuş durumda. Öyle ki WhatsApp ya da diğer anlık mesajlaşma uygulamalarında herhangi bir emoji eklenmeden gönderilen mesajlar, alıcıda “her şey yolunda mı?” algısının oluşmasına sebep oluyor.

Angela Guzman, bu aşamadan sonra hız kesmeden emoji tasarımlarına devam ediyor ve ortaya harika sonuçlar çıkarıyor. Bir süre sonra işlere iyice alışıyor ve günde iki ya da üç emoji üretebilir hale geliyor. Emojilere birkaç piksellik görsel olarak bakmadığını ve her kategorinin kendine has duygular içerdiğini de her fırsatta vurguluyor. Kim bilir, belki de onlara “gönülden bağlanmamızın” sebeplerinden biri de bu. Her pikselde daha fazla ayrıntıya dalan Guzman; basit gibi görünen bu işlemde ışık, gölge, emojinin bakış açısı ve diğer birçok farklı parametreyi göz önüne aldığını vurguluyor. Ama bundan da önemlisi var; Apple o zamanlar ilk iPhone’unu duyurmuş ve yepyeni bir konsepte yoğunlaşmış durumda. Dolayısıyla Apple tarzına uygun emojiler tasarlamak ve kimliği bu şekilde oluşturmak en önemli ayrıntılardan biri.

Yavaş yavaş ün kazanmaya ve başarılı ikonografçı* olmaya başlayan kahramanımız, üç aylık staj süresince yüz, konum, bayrak, hayvan, giyim ve yiyecek olmak üzere farklı kategorilerde 500’e yakın emoji tasarlıyor. Tüm emojilerin Steve Jobs gibi titiz birinin onayından geçtiğini de hatırlatmakta yarar var. Aşama kaydedildikçe öyle bir noktaya geliniyor ki bazen emojilere beklenenden çok daha fazla anlam yükleniyor. Hatta muhtemelen şu anki anlık mesajlaşma sistemi 10 yıl önce düşünülseydi bugün yüklenen anlamlar hayal dahi edilemezdi.

*ikonografi: Kısaca sanat tarihi bilim dalı. Uzunca Dinî Simgebilim, sanat tarihi biliminin bir dalıdır. Bilim adamlarınca “ikonografi” adıyla anılır. İkonografi dinî bir konunun sanata aktarılması sonucu ortaya çıkarılan sanat eserlerini inceleyen ve dinî simgebilimin tarihsel gelişimini gözlemleyen bilim dalıdır. (Wikipedia)

Mutluluk tarifi: Kırmızı elbiseli dansçı kız emojisi

Emojilerin kendilerine has anlamlar içerdiğini ve her kültürden bir şeyler esinlenildiğini belirten Guzman, her tasarımda yeni bir şeyler öğrendiğini de ifade ediyor.

Peki ama Angela Guzman’a ne ilham veriyor? Çevresindeki birçok objeden yeni emojiler üretme konusunda istikrarlı bir çalışma profili çizen Guzman, ablasının elbisesinden esinlenip kahverengi bel bandına sahip turkuaz elbiseyi tasarladığı belirtiyor. Şimdilerde WhatsApp ya da diğer anlık mesajlaşma uygulamalarında mutluluğu göstermek için yoğun olarak kullanılan “kırmızı elbiseli dansçı kızın” emojisinin stajın son dönemlerinde ortaya çıktığı da Guzman’ın verdiği bilgiler arasında.

Ve gurur tablosu… Aslında bu fotoğraf çoğu şeyi özetliyor. San Francisco’daki Bernal Heights Park’ta kaya parçalarının emojilendiriliyor oluşu, Guzman’ın başarısını özetliyor.
Bir diğer gurur tablosu da bu. İşte bu da staj sonrasında Raymond’ın Angela için seçtiği hediyeler…

İşin özü: Apple, Kasım’da onuncu yılı kutlanacak olan emojiler için Angela Guzman’a ciddi anlamda borçlu. Her tasarımda farklı bir şeyler öğrenerek yoluna devam eden Angela Guzman, şu anda Google’da Tasarım Yöneticisi olarak çalışıyor.

“Apple, 2018’de Netflix’i satın alabilir”

Dünyanın ilk 1 trilyon dolarlık şirketi olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Apple; yalnızca ürünleriyle değil, hizmetleriyle de önemli kazanç elde ediyor. Hatta yapılan birçok araştırma, iPhone’lardan sonra en büyük gelir kaleminin servisler olduğunu gösteriyor. Citi analistleri Jim Suva ve Asyia Merchant’ın son iddialarına göre Apple bu alanda elini daha da güçlendirmek için Netflix’i satın almak istiyor. 

Apple orijinal içeriklere 1 milyar dolar bütçe ayırdı

Evet; Apple’ın bu yıla özel olarak orijinal içerik üretmek için ayırdığı 1 milyar dolarlık bütçe var. Fakat bu bütçenin Netflix satın almasından sonra kullanılacağı iddia ediliyor. Elbette şu an için iki şirketin de konuyla alakalı bir açıklaması yok. Apple çok güçlü bir şirket olsa da abone sayısını her geçen gün artıran ve popüler hale gelen Netflix’i satın almak kolay olmasa gerek…

Bu yıla özel olarak ayrılan bütçede Outlander serisinin senaristi Ronald D. Moore’un başında olacağı özel bir bilim kurgu dizisinin çekileceği de yine söylentiler arasında.

Apple sürücüsüz otomobil projelerini doğruladı!

Apple’ın yıllardır üzerinde çalıştığı sürücüsüz otomobil projesi bugün şirketin CEO’su Tim Cook tarafından doğrulandı. Ete kemiğe bürünmüş herhangi bir ürün üzerinden açıklama yapılmasa da bilginin teyit edilmiş olması dahi fanatikleri şimdiden heyecanlandırmış durumda. BloomBerg’e verdiği röportajda “otonom sistemlere odaklandık” cümlesini kullanan Cook, sürücüsüz otomobillerin yapay zekayı hayli zorlayacağını da belirtiyor.

Otomobil üreticileriyle eşzamanlı yürütülen projelerin önümüzdeki süreçte meyvelerini vermesi bekleniyor.

Apple elbette bu projeler için özel bir ekip kurmuş durumda. Hatta başta Ford ve Mercedes-Benz olmak üzere köklü otomobil üreticilerinden mühendisler transfer ettiği de söyleniyor. Bu konuyla alakalı herhangi bir doğrulama olmasa da şirkette şu anda 1000‘den fazla kişinin tamamen sürücüsüz otomobil projesine odaklandığı üzerinde duruluyor.

Yapılan birçok farklı araştırma, 2030 yılına gelindiğinde sürücüsüz otomobil pazarının 6.7 trilyon dolar büyüklüğüne ulaşacağını gösteriyor. Haliyle şu anda teknolojiye yön veren en büyük şirketlerden biri olan Apple’ın bu noktada özel projeler yürütmesi gayet doğal.