Bill Gates’in 20 yıl önce tahmin ettiği 15 yeni teknoloji!

Teknoloji dünyasının en etkin isimlerinden biri olan Bill Gates, 1999’da yazdığı The Speed of Thought kitabında ‘teknolojinin geleceği’ hakkında öngörülerde bulunuyor. İşin ilginç kısmı 20 yıl önce bahsedilen hemen her teknolojinin günümüzde aslında gerçeğe dönüşmüş olması. Kitabın yazıldığı tarihte kimsenin dikkatini çekmeyen bu detaylar, aslında 2000’li yıllardan itibaren olarak kullanılmaya başlanıyor.

İşletme öğrencisi Markus Kirjonen, blogunda bu detayları yazarak, Gates’in tahminlerinin aslında ne kadar ürkütücü olduğunu gösteriyor.

Amazon’dan fiyat karşılaştırması yapılabildiği gibi birçok farklı e-ticaret platformlarından da mağazalar arasında bir kıyaslama yapabilmek mümkün hale geldi.

1- Fiyat karşılaştırma siteleri

Gates’in öngörüsü: İnsanların birden fazla web sitesindeki fiyatları görerek en ucuz ürünleri karşılaştırması söz konusu olacak. Tüm endüstrilerde gerçekleşecek olan bu devrim otomatik fiyat karşılaştırma hizmetlerini geliştirecek.

Şimdi gördüğümüz: Google ya da Amazon’da bir ürünü kolayca arayıp, farklı fiyatları listeleyebiliyoruz. Üstelik Gates’in öngörüsündeki gibi farklı sektörler için de karşılaştırma söz konusu. Ayrıca en iyi fiyat konusunda da öngörü tamamen doğru.

Sesli ve kişisel asistanlar artık hayatımızın büyük bir bölümüne eşlik ediyor. Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik ürünleri de aynı şekilde.

2- Mobil cihazlar

Gates’in öngörüsü: İnsanlar sürekli olarak iletişimde kalmalarını ve bulundukları her yerde elektronik ticaret yapmalarını sağlayan küçük cihazlar taşıyacaklar. Bu cihazlardan haberleri kontrol edip, rezervasyon yaptıkları uçuşları görebilecekler. Ayrıca buna ek olarak finansal piyasalardan bilgi alıp daha birçok farklı şey yapabilecekler.

Şimdi gördüğümüz: Akıllı telefonlar, akıllı saatler ve diğer giyilebilir cihazlar düşünüldüğünde öngörülerin büyük kısmının gerçekleştiği görülüyor. Hatta Amazon Echo ve Microsoft HoloLens gibi ürünler de kullanıcıların sesli komutlarıyla her zaman tüm bilgileri almasını sağlıyor.

Banka uygulamalarıyla tüm faturalar, vergiler ve diğer ödemeler gerçekleştirilebiliyor.

3- Anında ödemeler ve çevrimiçi sağlık hizmetleri

Gates’in öngörüsü: İnsanlar faturalarını ödeyecek, vergilerine bakacak ve doktorlarıyla internet üzerinden iletişim kuracaklar.

Şimdi gördüğümüz: Çeşitli hastalıklar için web siteleri üzerinden doktor bulabilmek mümkün. Ayrıca hastanelerden basit şekilde randevu alınabiliyor.

Kişisel asistanlara en büyük örnek aslında Siri, Google Asistan ya da Bixby. Ancak bu yazılımların fiziksel halde ete kemiğe bürünmüş versiyonları da akıllı hoparlörlerle karşımıza çıkıyor.

4- Kişisel asistanlar ve nesnelerin interneti

Gates’in öngörüsü: Kişisel eşyalar gelişecek. Evde veya ofiste olsun tüm cihazlar akıllı bir şekilde bağlanıp senkronize edilebilecek. Veri alışverişinde bulunmalarına izin verilecek. Bu cihazlar üzerinden e-postalar kontrol edilebilecek; bildirimler ve ihtiyaç duyulan bilgiler alınabilecek. Ayrıca bu ürünler otomatik olarak zamanı etkin kullanmayı sağlayan listeler de oluşturacak.

Şimdi gördüğümüz: Google Asistan ve Amazon Alexa gibi sanal asistanlar bu yönde ilerliyor. Bilgilerinizi yüksek sesle okuyarak kişiselleştirilmiş bir yol sunuyor. Bu arada, Nest’in akıllı termostatı günlük hava durumu ya da ortam sıcaklığına bakarak toplayarak evin sıcaklığını otomaik olarak ayarlayabiliyor.

IP kameralar sayesinde ev veya ofisler 7/24 internet üzerinden takip edilebiliyor.

5- İnternetten ev ya da ofisi izleme

Gates’in öngörüsü: Eviniz ya da iş yerinizi 7/24 izleyebileceksiniz. Ayrıca bu teknolojiler siz evde ya da ofiste yokken eve hırsız girmeye çalıştığında sizi bilgilendirecek.

Şimdi gördüğümüz: Bıu giderek daha yaygın kullanılan bir sistem. Güvenlik şirketleri haricinde satılan özel IP kameralar yardımıyla herhangi bir ortamı canlı olarak izleyebilmek ve kayıt edebilmek mümkün.

Facebook, Twitter, ve Instagram gibi sosyal ağları 20 yıl önce tahmin etmek aslında gerçekten çok zor.

6- Sosyal medya

Gates’in öngörüsü: Arkadaşlarınız ve aileniz için özel web siteleri olacak; sohbet etmenize ve etkinlikler için plan yapmanıza izin verecek.

Şimdi gördüğümüz: Özel web siteleri pek olmadı. Ancak Facebook, Instagram, Snapchat, WhatsApp, Line ve Slack gibi irili ufaklı birçok uygulama ‘iletişimin’ tanımını değiştirdi.

Reklamlar hayatımızın bir parçası. İnternet aramaları, tıklanan herhangi bir reklam ya da ilgi alanları özel reklamların karşımıza çıkmasındaki en önemli maddeleri oluşturuyor.

7- Otomatik promosyon önerileri

Gates’in öngörüsü: Bir seyahat rezervasyonu yaptığınızı bilen ve bu bilgileri farklı etkinlikleri önermek için kullanan web siteleri ortaya çıkacak.

Şimdi gördüğümüz: Birçok seyahat sitesi, kullanıcının geçmiş dönemlerdeki satın almalarından yola çıkarak özel fırsatlar sunar. Google ve Facebook, kullanıcının konumuna ve ilgi alanına göre özel reklamlar sunabilir.

Spor müsabakalarını sosyal medyadan takip edip etkileşime geçen kişilerin sayısı oldukça fazla.

8- Canlı spor tartışma siteleri

Gates’in öngörüsü: Televizyonda bir spor yarışmasını izlerken, hizmetler canlı olanı tartışmanıza izin verecek.

Şimdi gördüğümüz: Facebook ve Twitter, spor hayranlarının büyük tartışmalara girmesine sebep oluyor.

9- Akıllı reklam

Gates’in öngörüsü: Cihazlar akıllı reklamlara sahip olacak. Satın alma eğilimlerinizi bilecekler ve tercihlerinize göre uyarlanmış reklamlar gösterecekler

Şimdi gördüğümüz: Yalnızca Facebook ya da Google’da gördüğümüz reklamlara bakın. Bu reklamların çevrimiçi reklamcılık sektörü için önemi çok büyük. İlgi alanlarına göre kişiselleştirilmiş reklamlar ‘hedefleme’ becerisine dayanarak sunuluyor.

10- Canlı TV yayınları ve internet siteleri arasındaki bağlantılar

Gates’in öngörüsü: Televizyon yayını, ilgili web sitelerine bağlantılar ve izlediklerinizi tamamlayan içerikler barındıracak.

Şimdi gördüğümüz: Bugünlerde hemen hemen her reklam izleyiciden bir web sitesine gitmesini, Twitter’daki bir işletmeyi takip etmesini veya bir QR kodu taramasını isteyen bir çizgiye sahip.

11- İnternet üzerinden tartışma panoları

Gates’in öngörüsü: Şehir sakinlerinin yerel politika, şehir planlaması ve güvenlik gibi kendilerini etkileyen konular hakkında internet tabanlı tartışmalar yapabilecekler.

Şimdi gördüğümüz: Facebook ve Twitter’ın siyasi tartışmalar açısından epey aktif kullanılıyor. Ama buna ek olarak farklı forum ve platformlarda da benzer tartışmalar yapılıyor.

12- İlgi alanına dayalı internet siteleri

Gates’in öngörüsü: Çevrimiçi topluluklar bulunduğunuz konumdan etkilenmeyecek, sizin ilginizi çekecektir.

Şimdi gördüğümüz: Her türlü haber sitesi ve çevrimiçi topluluk, tek başlıklara odaklanıyor. Birçok haber sitesi, ayrı ayrı dikey alanlar içerecek şekilde genişletildi. Belirli bir konuda daha ayrıntılı bir kapsama alanı sunuyor. Reddit, tanıdığınız veya nerede olduğunuzdan ziyade ilgi alanlarına odaklanan alt gruplara veya alt kayıtlara bölünmüş bir web sitesine harika bir örnektir.

13- Proje yönetimi yazılımı

Gates’in öngörüsü: Bir ekip oluşturmak isteyen proje yöneticileri internet siteleri üzerinden projeyi başlatarak  gereksinimlere uygun kişileri listeye dahil edebilecek.

Şimdi gördüğümüz: Slack, Asana ve Trello dahil birçok işletmenin aktif olarak kullandığı uygulama var. Bu uygulamalar iş yapış şekillerinin belirlenmesi ve takip edilmesi konusunda önemli görevler yerine getiriyor.

14- İnternet üzerinden iş başvurusu

Gates’in öngördüğü: Benzer şekilde işveren ve çalışan arasında köprü kuran web siteleriyle ilgi alanları, ihtiyaçlar ve uzmanlık becerileri sayesinde bağlantı kurulup fırsatlar değerlendirilebilecek.

Şimdi gördüğümüz: LinkedIn gibi siteler, kullanıcıların özgeçmişlerini yüklemelerine ve ilgi alanlarına / gereksinimlerine göre iş bulmalarına olanak tanır. Ayrıca hem kurumlar hem de iş arayanlar özel becerilere göre arama yapıp seçenekleri daraltabilir.

15- İş dünyası yazılımı

Gates’in öngördüğü: Şirketler, bir inşaat projesi, bir film prodüksiyonu veya bir reklam kampanyası arayıp iş tekliflerinde bulunabilecekler. Bu sayede farklı sektörlerden şirketlerle iletişim kurmak mümkün olacak

Şimdi gördüğümüz: Bir bütün olarak şirketlerin iş bulması için tek bir pazar yok. Özellikle farklı birçok platform üzerinden sektörlere dair iş taraması yapılabiliyor.

Aslında bu 15 öngörü düşünüldüğünde Bill Gates’in aradan geçen 20 yılda ne kadar isabetli tahminler yaptığını gösteriyor. Evet; belki birkaç yıl önce bu 15 maddeyi saymak çok da zor değil. Ancak 20 yıl önce bu öngörülerin kaleme alınmış olması ve tahminlerin doğru çıkması gerçekten şaşırtıcı. Microsoft CEO’sunun ‘teknoloji dünyasındaki’ etkili isimlerinden biri olmasının sebebi de bu.

Kaynak: https://www.businessinsider.com/bill-gates-15-predictions-in-1999-come-true-2017-6#no-14-online-recruiting-14

Dünyanın en iyi selfie çeken akıllı telefonu: Google Pixel 3!

Yaklaşık 10 yıldır mobil ürünlerin arka kameralarını analiz eden DxOMark, ön kameralar için de benzer testlere başladı. Üstelik testlerin büyük bölümü gerçek koşullarda yapılıyor. Yani ezbere rakamlardan çok pratik kullanımda kullanıcılar için önem arz eden birçok detay incelenerek puanlama yapılıyor. Üstelik bu testte arka kamera analiz edilmiyor. Yani ön / arka kamera testlerden geçirilip tek sonuç verilmiyor. Bunun yerine her kamera kendi başına analiz ediliyor ve kendi sınıfına göre değerlendirmeye sokuluyor.

Akıllı telefon satın alma kriterleri arasında artık selfie kameralarının performansı da var malum. Dolayısıyla bu puanlar gerçek koşullar sebebiyle büyük öneme sahip. Gerçek zamanlı testlerden bu kadar bahsetmişken aslında test koşulları hakkında da bir şeyler söylememiz lazım.

Her ön kamerayla toplamda 1500 fotoğraf çekiliyor ve 2 saat video kaydı yapılıyor. Bu testlerde dış mekanlar, aydınlık ve karanlık ortamlar karışık olarak tercih ediliyor. Hatta testlere tekli fotoğraf ya da grup fotoğrafları da dahil ediliyor. Üstelik selfie çubuğunda üç farklı uzaklıktaki performans da göz önünde bulunduruluyor. Finalde çekilen fotoğraflar ve videolar en ince ayrıntısına kadar analiz edilip sonuç ortaya çıkarılıyor.

Selfie testlerinde ilk sırayı Google Pixel 3 ve Galaxy Note 9 alıyor.

Google Pixel 3 ve Galaxy Note 9 zirvede

Gelelim sonuca. Arka kamera performansında taş üstünde taş bırakmayan birçok model aslında söz konusu selfie performansı olduğunda sınıfta kalıyor. Tablo bunu net şekilde ortaya çıkarıyor. Google Pixel 3 ve Galaxy Note 9 toplamda elde ettikleri 92 puanla birinciliği paylaşılıyor. Ama burada arka kamera da devreye girince Galaxy Pixel 3 bir tık daha ön plana çıkıyor. Listenin ilk sırasında Google’ın yer almasının sebebi de aslında bu. Daha sonrasında liste Xiaomi Mi MIX 3, iPhone Xs Max, Galaxy S9 Plus ve Pixel 2 ile devam ediyor.

#10YearsChallenge akımı hakkında bilinen her şey

Birkaç haftadır Facebook başta olmak üzere tüm sosyal ağlarda #10YearsChallenge çılgınlığı dolanıyor. Aslında hem Facebook hem de Instagram’da bu tür ‘viral’ içeriklere alışkınız. Yıllar önce ALS hastalığına dikkat çekmek için başlatılan Ice Bucket Challenge epey popüler olmuştu. Ama bu kez çok büyük kitleye ulaşan bu akımın zararsız olmadığı yönünde teoriler var. Öncesinde #10YearsChallenge’ın ne olduğuna bakalım.

Wired tarafından kaleme alınan dosya konusunda kullanılan kapak görseli.

#10YearsChallenge nedir?

Az önce de bahsettiğim gibi aslında #10YearsChallenge 10 yıl öncesi / 10 yıl sonrası fotoğrafların paylaşılmasıyla başladı. Facebook’ta başlayan bu akım kısa süre içinde Twitter ve Instagram gibi diğer popüler sosyal ağlara yayıldı. Ama Wired tarafından kaleme alınan bir dosya, #10YearsChallenge akımının pek de masum olmadığını savunuyor.

İnsanların 10 yıl önceyi özlediği kesin. Çünkü yapılan paylaşımların büyük bir bölümünde eskiye dair bir ‘özlem’ yatıyor. Bu süreçte büyük değişimi gizleyenler de aslında düzenleme seçenekleriyle hilelere başvuruyor. Ama konumuz tam olarak bu değil.

Standart profillerde paylaşımlar devam ederken markalar da fırsattan istifade edip işin içine girdi. Bu gayet normal. Merak edilen ve Wired’ın üzerinde durduğu konu ise toplanan fotoğrafların herhangi bir amaç için kullanıp kullanılmadığı. Hepimiz biliyoruz; Facebook’un bu konuda sicili biraz kabarık. Yani bu kez de fotoğrafların kullanılmayacağını ve üçüncü şirketlere satılmayacağını kim garanti edebilir?

Peki, Facebook’u uzun yıllardır kullanan kişilerin zaten – tahmin edebileceğinizden çok daha fazla – birçok farklı verisi şirketin elinde. Yani aslında bu tür bir akım oluşturup daha sonrasında fotoğrafları toplamaya ihtiyacı var mı? Üstelik de çoğu kişi de eski fotoğraflarını Facebook’tan bulup tekrardan paylaşırken…

İddia şu: Bu hashtag ile yapılan paylaşımlardaki fotoğraflar analiz edilerek, yaşlanma sürecinin öğrenilmesi hakkında kullanılıyor. Tamam; 10 yıl önceye ait tüm fotoğraflarımız Facebook’ta var. Ama yapay zekâyla bunu işlemek zor olabilir. Hele de böyle bir akım başlatıp süreci hızlandırmak varken. Üstelik eskiye dair fotoğrafların işlenmesi için EXIF bilgisi  ve paylaşım zamanı gibi bilgiler de gerekiyor. Aslında #TBT paylaşımları bu verilere erişim için yapay zekâyı yoruyor.

Tüm bu iddialardan sonra Facebook da sessiz kalmadı tabii.

Kullanıcılar tarafından oluşturulan bu akım aslında kendiliğinden viral oldu. Bu trendi Facebook başlatmadı ve zaten insanlar Facebook’taki fotoğraflarını kullanıyor. Facebook’un herhangi bir kazancı yok. Ayrıca Facebook kullanıcılarının yüz tanıma teknolojisini diledikleri zaman açıp kapama seçeneğine sahip olduklarını hatırlatalım.

Bu şekilde bir açıklama yapıldı ama Facebook’a bu konuda pek de güven olmuyor. Bkz: Cambridge Analytica skandalı.

Facebook, kullanıcılar tarafından oluşturulan bu akımın şirketle herhangi bir alakası olmadığını açıkladı.

Gelelim son noktaya: Facebook eski fotoğraflarımızı ne için kullanabilir?

En basiti reklam. Facebook ve bağlı bulunan Instagram ya da WhatsApp gibi – ki WhatsApp’a da reklam gelmesi söz konusu. Bu ağlarda insanların yaşlanma oranına göre farklı ürünlerin reklamlarla karşısına çıkması söz konusu olabilir. Teorilerin en masum yanı bu.

Aslında yüz tanıma teknolojisinin bu kadar yaygın kullanıldığı bir dönemde 10 yıl önce ve 10 yıl sonraya ait fotoğrafların paylaşılması bu anlamda Facebook’un işini kolaylaştırabilir. Yani bu tip veriler reklam hedeflemede çok önemli bir yere sahip.

Tehlike bu verilerin farklı şirketlerle paylaşılmasıyla bambaşka bir boyuta gelebilir. Özellikle 10 yıldaki değişim fotoğraflarının güvenlik şirketlerine satılması da yine teoriler arasında.