WhatsApp’ta gruplara otomatik eklenme nasıl engellenir?

İnsanlara hızlıca ulaşıp bir şeyler anlatmanın en etkili yöntemlerinden biri WhatsApp grupları. Minik gruplardan yayılan ve sonra sosyal medyada sıkça paylaşılan içeriklere fazlasıyla şahit olmuşsunuzdur. Aslında her güncelleme uygulamanın grup mesajlaşma özelliğine yeni detaylar kazandırıyor. Son güncelleme ise çok can sıkan bir sorunu temel alıyor.

Normal şartlarda her kullanıcı bir WhatsApp grubu oluşturup istediği kişileri otomatik olarak gruba dahil edebiliyor. Grup üyeleri ise çoğunlukla ayıp olacağını düşündüğü için gruptan çıkamıyor. Arka planda mesajlar sessize alınsa da aslında çok ciddi bir taciz süreci başlıyor. Yeni güncelleme ise işte bu problemi tamamen ortadan kaldırıyor. Böylece basit birkaç ayar sayesinde WhatsApp gruplarına otomatik dahil olma sistemi engellenebiliyor.

Yeni WhatsApp güncellemesi sayesinde gruplara otomatik eklenmek yerine davet gelmesi sağlanabiliyor.

WhatsApp’taki otomatik eklenen gruplar nasıl engellenir?

İlk etapta Ayarlar / Gizlilik / Gruplar bölümüne tıklayın. Daha sonrasında Gruplar kısmına erişin. Ardından karşınıza üç farklı seçenek çıkıyor.

  • Herkes: Bu seçenek sayesinde herkes sizi gruplara dahil edebiliyor.
  • Rehberdeki Kişiler: Yalnızca rehberdeki kişiler sizi gruba ekleyebilir.
  • Hiç Kimse: Sizi hiç kimse davetsiz olarak gruba ekleyemez.

Bu durumda – gereksiz – WhatsApp gruplarından kurtulmak isteyenler ‘Hiç Kimse’ düğmesiyle işlemi gerçekleştirebilir.

En güzeli de her dahil edileceğiniz grup için tarafınıza bir davet iletilmesi. Böylece eğer kabul ederseniz gruba dahil olmuş oluyorsunuz.

Not: Şu anda özellik test aşamasında ve bazı kullanıcılar için aktif. Ancak yakında herkese sunulacağını ekleyelim.

Facebook’un yeni yapay zekasından duyguları gizlemenin yolu yok

Girişim sermayeleri; patentler, ortaklıklar ve gündemdeki haberlere ilişkin birçok farklı analiz gerçekleştiren CBI Insight, iki yıl önceye dayanan araştırmalarda Facebook ile ilgili ÇOK ÖNEMLİ bir veriyi ortaya çıkardı. Facebook’un 2015 yılında satın aldığı patent; akıllı telefon ve tablet gibi mobil cihazlarda kullanıcıların ön kamerayla İZLENDİĞİNİ gösteriyor. Peki ama Facebook bunu neden yapıyor? Şöyle ki; Facebook bilindiği üzere şu anda internete bağlı insan nüfusunun büyük bir çoğunluğuna erişiyor. Üstelik bunu yalnızca doğrudan ana uygulamayla değil; Instagram, WhatsApp ve Messenger gibi ek iletişim kanallarıyla da destekliyor. Dolayısıyla Mark Zuckerberg’in buradaki asıl amacı elinde tuttuğu kitleyi çok daha iyi – halihazırda hapşuruğumuzu bilmiyormuş gibi – analiz etmek.

İki yıl öncesine dayanan Facebook’un ön kamera konulu patentinin detayları.

Evet; Facebook ya da diğer tüm sosyal mecralarda insanlar duygularını emojilerle ya da gönderi altına yapılan yorumlarla ifade edebiliyor. Ama yeterli değil. Zira iki yıl önce satın alınan ve dillendirilmeyen patentin önemi de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Facebook, gönderilere ya da diğer paylaşımlara bakan kullanıcıların duygu durumlarını ölçüp, bu içerik türlerini daha fazla ön plana çıkarmayı amaçlıyor. Şu anda bu teknolojinin yalnızca “patent” aşamasında kaldığı söylense de, Facebook uygulamasının akıllı telefonlarda onlarca farklı kanallar yüzlerce veriye ulaştığı aşikar. Ve bu patentin de bir gün “ürün” olarak karşımıza çıkmayacağı ne malum?

Son olarak işin farklı bir boyutu daha ortaya çıktı. Zira Facebook’un şu anda insanların mobildeki klavye kullanımıyla alakalı yeni bir yapay zeka teknolojisi üzerinde çalışıyor. Bu sistem kullanıcıların herhangi bir içeriğe vereceği tepki anlık şekilde kolayca ölçülebilmesini mümkün kılıyor. Anlaşılan o ki Mark Zuckerberg, ekrana dokunuş hızıyla kullanıcıların yine duygularını öğrenmeyi amaçlıyor. Elbette bu yapay zeka teknolojisiyle birlikte toplanan verilerin Facebook’un yeni bir adım atmak için kullanılacağı da ortada.

Bill Gates’in de sıklıkla ifade ettiği gibi “yapay zeka” geleceğin teknolojileri arasında. Ve Facebook da bu noktada kullanıcıların gizliliğini pek de umursamadan denemeler yapmaya devam ediyor, edecek de. Facebook’tan duyguları saklamanın yolu yok gibi. : )