Yapay zeka teknolojileri özellikle son birkaç yıllık süreçte dev teknoloji şirketlerini harekete geçirmiş durumda. Sürücüsüz otomobiller; kişisel asistanlar ve verileri analiz ederek kendini sürekli olarak geliştiren robotlar bu alanın öncüleri. Ama hepsi bu kadar değil; zira yapay zeka artık mutfak robotlarından çim biçme makinelerine kadar geniş bir yelpazeye yayılmış durumda. Elbette Amazon Echo’nun kapılarını araladığı akıllı hoparlörler de bu kapsamda yer alıyor.

Google ve Apple’ın dahil olmasıyla şenlenen akıllı hoparlör pazarının önümüzdeki dönemlerde çok daha fazla şirketin dikkatini çekeceği ortada. Son olarak, mobil yonga seti üretimide sektör lideri olan Qualcomm da bu alanda yaptığı çalışmaları duyurdu. Kaliforniya merkezli şirketin amacı akıllı ses deneyimini üst noktaya taşıyarak akıllı hoparlör üretimini kolaylaştırmak. Diğer bir değişle artık bu alanda varlık göstermek isteyen şirketlerin akıllı hoparlör üretmek için kolları sıvayıp sıfırdan başlamasına gerek yok. Yani bu pazara adım atmak isteyen şirketlerin Qualcomm öncülüğünde bu yarışa dahil olması söz konusu.
Sanal asistan yazılımlarına tam destek verecek olan Qualcomm’un akıllı hoparlör platformunda Linux ve / veya Android Things işletim sistemleri sunulacak. Üzerinde barındırdığı mikrofon vasıtasıyla görüşmeler yapmaya olanak tanıyacak olan referans tasarımda Amaxon Alexa ve Google Asistan da destekleniyor ve kodek tarafında ise aptX ve aptX HD algoritmaları benimseniyor. Teknik tarafta Bluetooth 4.2 ve WiFi 802.11b/g/n/ac de bilinen teknik detaylar arasında.
Qualcomm’un bu yeni akıllı hoparlör platformunun en önemli yanı elbette üçüncü şirketlerin yolunu açıyor olması. Bu sayede Amazon, Google ya da Apple bu alanda tekel oluşturamayacak gibi görünüyor. Teşekkürler Qualcomm! : )

Son olarak işin farklı bir boyutu daha ortaya çıktı. Zira Facebook’un şu anda insanların mobildeki klavye kullanımıyla alakalı yeni bir yapay zeka teknolojisi üzerinde çalışıyor. Bu sistem kullanıcıların herhangi bir içeriğe vereceği tepki anlık şekilde kolayca ölçülebilmesini mümkün kılıyor. Anlaşılan o ki Mark Zuckerberg, ekrana dokunuş hızıyla kullanıcıların yine duygularını öğrenmeyi amaçlıyor. Elbette bu yapay zeka teknolojisiyle birlikte toplanan verilerin Facebook’un yeni bir adım atmak için kullanılacağı da ortada.